SEN SEN OL! BAŞKASI OLMA!
A.UĞUR ASLAN

SEN SEN OL! BAŞKASI OLMA!

Bu içerik 99 kez okundu.

Tarkan’ın güzel bir şarkısı var “Başkası olma kendin ol böyle çok daha güzelsin.” Evet, Sezen Aksu çok doğru yazmış Tarkan’da çok güzel seslendirmiş. Başkası olmayıp kendimiz olmaya başlarsak böyle çok daha güzel olacak gerçekten. Kendimiz olmaya çalışmak, orijinal olmak, kendine özgülüğünü koruyabilmek. Taklitçi olmamak, orijinal ve kendine özgü olmak;  unutturmayan, bizi değerli yapan budur.  Bireysel başarımız için en önemli şartlardan birisidir “ orijinal olmak”.     
Kendin olmak ne kadar kolay gibi gelse de ülkemizde kendin olmak hem kültürel hem sosyal olarak çok zor bir durum. En büyük zorluğu kendin olmadığını fark edebilmek, çoğu zaman ve çoğu ortamlarda fark edilmez bile. Kendin gibi davranmadığını fark ettiğin anda çok kötü hissedersin kendini. Bir parçanı koparmışlardır sanki. Kendin gibi davranmaya başladığın andan itibaren ise farkını fark ettirmeye başlarsın zaten. Kendin olmanın huzurunu da varırsın. 
 
Toplumda; farklı olanı sevmezler, alay ederler, bastırmaya çalışırlar, kendileri gibi yapmaya çalışırlar.  Sizi kendinizden başka herkese dönüştürmeye çalışırlar. Belli bir süre tepkilere göğüs germeye ve yolunda ilerlemeye devam etmeye çalışırsan, dirayetli olursan, kendin olmaya sıkıca sarılırsan ardından seni alkışlayacaklar ve takdir edeceklerdir.   Tacitus’un bu konuda güzel bir sözü var “ Siz kendinize inanın başkaları da size inanacaktır.” der. Gerçektende zamanla farklı olana doğru yöneliş olacaktır, benimseme olacaktır. Aslında çevreden gelen farklılığa kızış, bunu ben niye yapamıyorumun bilinçaltı haykırışıdır. Bu nedenle kendinize dönerek farkınızı hissettirmeye çalışmalısınız. 
Her insan Allah tarafından farklı yaratılmıştır. Her insanın orijinalitesinde farklılık vardır. Kendine özgülük vardır. Tek yumurta ikizi olsan bile. Zaten bu orjinalilte olmasa dünyaya gelişimizde bir mantık olmaz ki!  İnsana verilen bu ayrıcalığı acaba ne kadar kullanıyoruz veya kullanabiliyoruz.  Öncelikle orijinalliğimiz ve mükemmelliğimizin farkında mıyız?  Bu farkındalık derecesi bizi diğerlerinden farklı kılacak, öne geçirecek veya bizi geride bırakacak. Eşsizliğimizi fark edip kendimize dönmemiz gerekiyor kendimize ne kadar ulaşabilirsek o kadar başarılı olacağımıza inanıyorum.  Ben aradığım bene sürekli ulaşmaya çalışıyorum. Sizde hatlarınızı meşgul etmeyin ve ulaşılabilir bir yerde olun ve kendinizi arayın. 
 Yaşam boyu bazen bilinçli bazense bilinçsiz olarak başkaları gibi olmaya çalışırız veya çalıştırılırız. Şuna benzer kıyaslamalar kulağınızda çınlamıyor mu? Komşunun oğlu Mühendis olmuş benim oğlumda Mühendis olacak. Komşunun oğlu müteahhit olmuş paraya para demiyor. Birde bizim çocuğa bak yan gelip yatıyor. Abin doktor oldu sen bir sağlık memuru bile olamadın.  Vb. cümleler belki sizlerdeki nesneler farklı ama hep özneleri biz olduk bu cümlelerin. Yani yetiştirilme tarzımızda kendimiz olmayı reddeden ve hazır olan örnekler verildi hepimize. Tabi ki burada büyüklerimizi suçlamıyorum onlar bildikleri en iyi yolları uyguladılar. 
Cem yılmazın klasikleşen bir esprisi var bu duruma çok iyi örnek olacak. Bir zamanlar TRT de el işi kâğıtlarından kartonlardan ev yapmayı, maket bazı eşyalar yapmayı öğretirlerdi. Söylenen malzemeleri bir hafta önceden alırdık geçerdik tv’nin karşısına anlatmaya başlardı anlatırken de yapmaz daha önceden hazırladığı parçaları gösterirdi. Yani nasıl yapıldığını sadece dinlerdik. Hazır burada yapılmışı var deyip hazır yapılmışlara bakardık. Cem Yılmaz’ın bu anlattığı aklıma geldikçe çok gülerim. İşte bize öğretilenlerde böyle başarıyı başka yerde aramaya da gerek yok hazır yapılmışı var kopyala yapıştır.  Ne gereği var ki başarılı olmuşa bak ve aynen kopyala. Acaba başarılı insanlara baktığımızda onlarda başarılarını bir yerlerden mi kopyaladılar. Bu konuda güzel bir Türk atasözü var.” Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.”  Taklitlerden sakının! J 
Asıl başarı içimizde saklıdır. Kendimize ne zaman kulak vermeye başlarsak başarı da ardından gelecektir. Başarıdan kastımda ünlü olmak, şöhret olmak, zengin olmak falan değil, tabi bunu da olabilirsiniz. Ama asıl başarıdan kastım, kendi yapabileceğimiz şeyleri bulabilmek yeteneklerimizi keşfedebilmek. Her insanın Başarabileceği illaki bir alan, illaki kendisine göre yapabilecekleri vardır yeter ki bakmasını bilelim. Her insan kendi potansiyeli ile doğar. Potansiyelin tamamını değil ufak bir parçasını dahi yakalayabilsek inanamayacağınız derecede işler yaptığınızı göreceksiniz.  Ve bu yaptığınız işten de çok mutlu olacağınızdan eminim.  
Başarı yolunda kendimize dönmenin en önemli yolu neyi yapabildiğimizi, nelere ilgimizin ve merakımızın olduğunu keşfetmekle başlamaktır. Yani kendimizi tanımayla başlamamız gerekir. Kendimizi tanımaya başladıkça özgüvenimiz de o oranda artacaktır. Kendimizi tanıyamadığımız oranda da öz güven kaybına uğrayacağız.  Acaba ben neleri yaparken başarılı oluyorum ve neleri yaparken mutlu oluyorum. Yani hem yapabiliyorum, hem o işi yaparken kendimi unutabiliyorum. Bunu fark edebilmek için kendimizle ilgili algılamalarımıza dönmemiz gerekir. Kendimize dönerken okul hayatımızı ve öğretmenlerimizin görüş ve düşüncelerini, ailemizin ve çevremizin görüş ve düşüncelerini de almayı unutmamalıyız.  Kişinin başkasına kulak vermesi ve onu dinleyebilmesi için tabi ki her şeyden önce kendine kulak vermesi ve dinlemesi gerekir. Başkaları ile uyumlu ve samimi olması için kendisi ile uyumlu olması gerekir. Sonunda kendimizle ilgili tanımlarımızı netleştirirken ve değerlendirirken hayatımızda etkili olan bütün kriterlerimizi değerlendirmemiz gerecektir.  
Başarılı yolunda kendimizle ilgili potansiyel keşfinden sonra çevremizle ile ilgili keşifler yapmamız gerekir. Çevreyi tanımak, potansiyel keşfinden sonra potansiyelin değerlendirilmesi anlamında çok yararlı olacaktır. Çevremde ne tür imkânlara sahibim çevreden kastım ailenin akrabalarının imkânlarından ve potansiyelinden tutunda ilçenin, ilin, hatta ülkenin eğitim sağlık hizmetleri, istihdam vb. ne tür imkânlara sahibim, bu imkânların neresinde olabilirim gibi geniş bir yelpazede düşünmek ve değerlendirmek. Hangi yolları denersek yolda nelerle karşılaşabiliriz ve yolun sonunda ne gibi sonuçlar alabiliriz.  Bu alternatiflerin bir listesini çıkararak kendimize uygun alternatifleri seçebiliriz. 
Evet, artık son aşamaya geldiğimizde kendi potansiyelimizi bilen, değerlendiren, çevrenin imkânlarından haberdar ve bu iki unsuru bünyesinde bütünleştirerek sonuca varmaya çalışan başarılı bir maratoncu olabiliriz.  Kendini tanımayla başladığımız bu yolculuğun sonunda başarıyı yakalayabiliriz artık. 
Kendimize dönelim ve içimizdeki şahini yakalayalım, yakaladığımız bu şahin çevrenin imkânlarından yararlanmaya başlayacak, hedefe doğru yönelecek ve eli boş dönmeyecektir. Başkalarını fethetmektense kendimizi fethetmek daha başarılı sonuçlar verecektir. Kendimizi fethetmeye başladığımızda Fatih’in İstanbul’u fethettiği gibi bir çağı kapatıp bir çağı açabileceğiz. Karanlık çağlara son diyebileceğiz. .  Size fetih yolculuğunuzda başarılar dilerim… 
  
PİRE 
Bir gün pireler yarış düzenlemiş. Amaç büyük bir kavanozun içinden çıkmakmış. Birçok pirede bu pireleri izlemek için toplanmış. Kimse bu pirelerin kavanozdan zıplayarak çıkabileceğine inanmıyormuş. Seyircilerden alay sesleri ve olumsuz tezahürat yükseliyormuş. 
Pireler zıplamaya devam ediyormuş bir süre sonra pirelerin moralleri de bozularak yavaş yavaş zıplamayı bırakmaya başlamışlar. Ama içlerinden biri inatla zıplamaya devam ediyormuş. Sonunda bu pire büyük kavanozdan çıkmayı başarmış. Seyircilerin hayretler içinde bakışları arasında zor olanı başarmış. Birkaç pire koşarak dışarı çıkan pirenin yanına varmışlar nasıl başardın bunu diye sormuşlar. Pire onları hiç duymamış. Çünkü sağırmış. 
  
Sen Sen Ol! Başkası Olma! :) 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
2017 KPSS A Grubu ve Öğretmenlik Sınav Giriş Yerleri Açıklandı.
2017 KPSS A Grubu ve Öğretmenlik Sınav Giriş Yerleri Açıklandı.
2017 İlkbahar ALES Soru ve Cevapları
2017 İlkbahar ALES Soru ve Cevapları